|
Sivrihisar Evleri
Orta
Anadolu’daki geleneksel Türk ev mimarisinin en tipik
örneklerinin başında, Sivrihisar’daki evlerin geldiğini pek çok
mimar ve sanat tarihçisi kabul etmektedir.
Türk sanat tarihi
açısından son derece zengin örnekler yaratıldığı Sivrihisar’da
gerçekten çok karakteristik mimari biçimlendirme açısından son
derece ilginç örnekler bulunur.
Bu gün
Anadolu Türk evi dendiğinde kuşkusuz akla gelen başlangıçtan
beri Anadolu insanının kültürel ve sosyal eğilimlerinin doğayla
bütünleştiği ve en iyi uyumun kendiliğinden oluştuğu bir çözüm
düşünülür. Bu dediklerimizin gerçekliğini anlamak içinde
Sivrihisar’ı…
Hiç değilse
bir kez bile görmek yeterde artar bile… Çünkü Sivrihisar’ın
Kişiliğini içinde
taşıyan o daracık sokaklara girildiğinde ilginç evlerle
karşılaşılır. Bir büyülü güzellik, hatıralarını geleneklerini
içinde canlı tutabilen bir ilçedir Sivrihisar…
MİMARİ ÖZELLİKLERİ
Ahşap kagir karışımı bir
teknikle yapılmış olan Sivrihisar evleri çoğunlukla 2 katlıdır.
Mimaride, hımış yapı tekniği olarak adlandırdığımız bu
örneklerle binanın taşıyıcı sistemi ağaç, kerpiç dolgulu zemin
katı oluk, çokluk, taş olan bir yapı tekniği ile inşa
edildikleri görülmektedir. Bu evler strüktür düzeni açısından
yöresel özellikler gösteriyorlar. Bunu anlamak için evleri
içerden görmek lazımdır. Hele hele yapıların alt katları,
duvarları bazı yerlerinde ağaç dikmelerle desteklenmiş yığma taş
ve kerpiçlerdir. Üst kat duvarları ise araları kerpiç dolgulu,
bazen tuğla süslemelerle hareketlilik kazanmış ahşap karkastır.
Ayrıca çatı kaplamaları bütün yapılarda alaturka kiremitlidir.
Alt katında depo, kiler, mutfak ve fırın gibi bazı kullanımlar
vardır. Ve zamanın gereksinimlerine göre bu mekânlar
kendiliğinden biçimleştirilir. Yani, bir bakıma yaratıcı
şekillendirme bilinci bu evlere yeni ve değişik bir ruh
katmıştır denilebilir.
Bu evlerin estetik uyuşumu ve
dengesi tamamen, halk yapı sanatı ve kültürünün birer yaratma
sevincini taşınmasından kaynaklanıyor. Zaten konuya bu açıdan
yaklaştığında Sivrihisar evlerinin değeri daha iyi
anlaşılmıştır.
Mimari yönden incelendiğinde, Sivrihisar evlerinin iklim
şartlarına göre düzenlendiği ve çoğu kez bu evleri güneye bakan
açık yüzlerinin önem kazandığı dikkati çeker. Bilhassa hayat
denen iç mekânla dış mekân arasındaki bölüm evin yaşama alanı
olarak dikkat çeker.
Sivrihisar evleri, genellikle
avlu içerisinde inşa edilmişlerdir. Yol kenarlarında olanların
bahçeleri duvarlarla çevrilidir. Bu evlerin yapı malzemeleri
kerpiç, taş ve ahşaptır.
Taş temel yapımda kullanılır.
Yükseklik ise yerden iki ile üç metre kadardır. Bunun üzerine
kerpiç beden duvar vardır. Esasında ahşap malzeme kerpiç ve
taşın yanında üçüncü malzeme durumundadır.
Sivrihisar evlerinin, ana
özelliklerinden biride halk arasında çıkma yada şahnişin
isimleriyle tanınan cumbaların bol sayıda kullanılması hemen
hemen 2 katlı evlerin çoğunda cumbanın
yapılmış olmasıdır. En çok 4 odalı evlerde sokak yönünde yer
alan çıkmalar kılavuz adı verilen alt kat kirişlerinin üzerine
oturur. Bu cumbaların demir kafeslerinde dönemin demir
işçiliğini fevkalade bir örnek olarak yansıtmaktadır.
Cephelerinde küçük pencereleri
var. Üzerlerinde geometrik motifler bulunan sokak kapıları
genellikle at arabasının girebilmesi için iki kanatlı. Alaturka
kiremitli ahşap çatılar, işlemeli saçaklar, köşe kırmalı
duvarlar evlerin belirgin özellikleridir.
Özellikle tavan, kapılar ve dolaplardaki ahşap işçiliğinden
dolayı özel bir yeri vardır. Bu zengin mimari ahşap işçiliği
Türk, demir ve taş işçiliği ile kendini gösteriyor.
Evlerde kullanılan ahşap
odunların hikâyesi de enteresandır. Bu odunlar özel bir yöntemle
kesilmiştir. Çam ya da sedir ağaçlarını henüz kesmeden dış
kabuğu yarılıyor. Ağaçlar da kendini korumak için reçine
salgılıyor. Bu ağaçlara 1500 sene hiçbir şey olmuyor. En önemli
özelliği de yanmaz olması. Ateşi etrafına alıyor; fakat içine
oksijen gitmediği için yanmıyor ve çökmüyor. Evlerin eski ama
dinç görünmesinin sebebi bu olmalı. Evler ailelerin büyüklüğü ve
yaşam biçimi nedeniyle çok geniş. Evlerdeki cumbalarsa gelen
misafiri rahat görebilmek için tasarlanmış. Dışarıdan içerisi
görünmüyor; fakat içeriden dışarısı görünüyor.
Sivrihisar’ın yerleşim
alanlarının bulunduğu bölgelerin suları kekremsidir. Bunun
nedeni, yerleşim sahalarının bulunduğu yerin tabanında kireç
tabakalarının bulunmasıdır. Bu nedenle bazı kuyuların ve az
sayıda çeşmenin suyu kekremsi olup, içime elverişli değildir. Bu
durum Sivrihisar’ın fiziksel yapısının bir özelliğidir.
Atalarımız bu kekremsi sulardan azami ölçüde yararlanmış,
kullanma, ağaç ve bahçe sulamaları için faydalanmışlardır. Yaz
aylarında ise, kuyulara testiler sallanarak soğuk su elde
ettikleri gibi, kokuşması muhtemel gıda maddelerini kovalar
içinde kuyulara sallayarak kuyuları buzdolabı gibi
kullanmışlardır. Sivrihisar’da her evde bir kuyunun olması, bu
amaçlardan faydalanmak içindir.

DIŞ SÜSLEMELER
Eğer başınızı kaldırıp bu evlerin dış
süslemelerine bakacak olursanız bu kez üst katlardaki tuğla
süsleme örnekleri sizi şaşkına uğratacaktır. Balıksırtı şeklinde
yanlamasına dizilmiş tuğlalar dekorasyon sırasında evi
nazarlardan koruyan nazarlıklarla ve birbirini tamamlayan
tezyinatla dış cephe görümününe hareketlilik katmıştır.
SAYILARI AZALAN ÖRNEKLER
Gelenekleriyle yoğrulmuş bir orta Anadolu
kasabası görünümündeki Sivrihisar evleri, harikulade sayıla
bilecek bir mimari
yaratmanın izleriyle doludur. Bu gün buların sayısı maalesef
azalıyor. Röleveleri ile alınmadan yıkılmış yok olmuş örnekleri
hatırladıkça
insanın
yüreği cız ediyor. Acaba bunlar korunamaz mıydılar diyesi
geliyor insanın. Ancak yine bu gün daracık sokaklara bakan yan
yana sıralanmış bu evler onurlu yalnızlıklarıyla elde kalmış bir
kaç örnek olarak mimari açıdan incelenmeyi bekliyorlar.
Hakikaten kendine özgün bir mimarisi var Sivrihisar’ın… Hasrete,
hüznü, sevinci birlikte iç içe yaşayan bu sokaklar ve bu evler
zamanın uzun akışı içinde kentin yöresel dokusunu oluşturmuştur.
Çıkmazlarla çoğalan sokaklar, dar
geçitlerle güzel bir komşuluğu günümüzde de yaşarlar. Ve bu
evlerden birine yaklaşıp da yapının dış kulağa sayılan kapı
tokmağını çaldığınızda açılan kapı ile birlikte evin iç
dünyasına da tanık oluverirsiniz.
Evlerin iç dünyası, avlu çevresinde sıralanmış odaları, kuş
sesleri ve su şırıltılarıyla bambaşkadır.
Derleme: Aytekin BAŞ Kaynak: Esin EROL
(Anadolu'daki Şaheserler.)
|